Bu aralar çok sık canım acıdı.
Genelde Azze, canı acıdığında, bir önce acıtana bakar, ne yaşadı nasıl atlattı, şiddeti neydi. Bunu düşünmek çoğunlukla işe yarar 'evet lan manyak, koymaz bu sana' der ve geçerdim.
Ama şimdi geçemedim.
Atlatamadım bu acıyı. Çok fazla bileşeni var, baş edemiyorum.
Bir kişiyle aldatılmış olmayı yeni yeni sindirirken, aslında onlarcası olduğunu öğrenmek çok koydu.
Durum ne ayrılık, ne bok kuyusuna özlem, ne de yalnız kalma sendromu.
Bir insan evladının nasıl bu kadar 'bişi' olabileceğini algılayamıyorum. Algıyamadım ve koyamadım o kelimeyi yerine. Katili, hırsızı hatta belki tecavüzcüyü bile anlarım. Anlarım dediğim, hak vermek değil üstüme gelmeye kalkmayın. Ruh hallerini hayal edebilirim demek istiyorum. Ama bu adamın işlediği suçun ne adını koyabildim, ne de niye yaptığını algılayabildim.
Algılamak...
Bilmem kaçıncı kaçıncı kere hayal kırıklığına uğramak da canımı çok yaktı. Geçsin diye dönüp geriye baktım da, elimde hep 'o da olmadı'lar kalmış.
Öyle pembe panjurlu bir evde bir kız bir oğlan iki çocukla verandada koca bekleyen mutfak önlüklü kadın profili değildi hayal ettiğim. Evlilik hiç değildi.
Gözünden geçeni ağzından döken adam hayal ettim ben. Gözünden sevgi geçerken söylemekten sakınmayan, aynı zamanda rahatsızlık geçtiğinde de dile getirebilen.
Fazlasıyla açık bir insanım, çok sıktın uzaklaş dersen, ötesini düşünmem, uzaklaşırım. Bu akşam başkasıyla olucam desen bile, ona da eyvallah.
Ama salak yerine koyma, hayallerimi kırma. Acıtıyor.
Bir de, aslında kalıbına ait olmadığını görmek...
Hayal kırıklığı...
Düşünüp içinden çıkmam gereken çok fazla konu üst üste geldi.
İşimden memnun değilim, çözmem lazım. Hayatım 'hayalini kurduğum gibi' gidemedi, el atmam lazım. Yanımda olmasını istediklerim ıradılar, düzeltmem lazım. Ve her sabah kalkıp işe gitmem, bunun için de insana benzemem lazım.
Yapmam gerekenler çok fazla, ve ben listeleme aşamasından çözüme bir türlü gidemiyorum. Düşünmekten kaçmak için sürekli oyun oynuyorum. Bu durum da beni isteksiz, etkisiz, suratsız, hissiz yapıyor.
Ne olduğum gibi görünüyorum, ne göründüğüm gibi oluyorum.
Çok kişiliklilerin en birincisiyim.
Rol yapmak...
Senin farkında olmadan kurduğun bir cümle ile, bütün hayatımı masaya yatırır haldeyim. Hatamı arıyorum. Karmayı nerede kızdırdığımı. {En aciz olduğum anda, 'çocukluğunu hatırla, fotoğraflarına bak' demişti Kırro, biliyor muydun gerçekten fotoğraflara bakmaktan daha etkili olanın niye bunu tavsiye ettiğini düşünmek olduğunu?}
Analiz...
Bugün pat diye hayattaki amacımı sorunca birisi, farkettim ki, sabah kalkmak için, akşam yatmak için bir amacım yok. Mevcut akışa uygun hareket etmeye, sadece yönümü değiştirmemeye çaba sarfediyorum. Ne nerede duracağı umurumda, ne de ne kadar akacağı.
Hemen üstüne bir başkası da ne hayal ettiğimi sorunca, verecek cevabım olmayışı da bozmadı beni.
Oysa ki Azze severdi, hayal etmeyi.
Amaçsızlık...
Bir süre hayal de kurmayacağım sanırım. Anladım ki, sadece hayal kurmakla kalmıyorum, umut ediyorum yanında.
Ve en çok umut kırıklığı acıtıyor beybi, emin olabilirsin.
Hiç bunları düşünmeye gerek yok, ben dönüyorum oyunuma. Günde 20 dakika gerçeklerle yüzleşmeye çabalamak, fazlasıyla yetiyor.
--- WH: Newbie Sorcerer RR18 Karak-Norn LF CareBear&PQ-PVP mates ---
--- EVE: 36SP Caldari spec Amarr T2/T3 fleet commander LF ratting friendly alliance ---
--- aion, wow, aoc, allods, tired of listing :/ ---
--- MMO ROCKS ! ---