Yaşadığımız ülkenin erkekler için beklenen yaşam süresi 71.5 yıl; kadınlar için ise 76.1 yıl olarak tahminlenmiş.
Ailemizin kadınlarının 14-55 yaşları arasında doğurganlık yeteneğine sahip olduğu ise tarafımdan araştırıldı ve gözlemlendi.
Şimdi, en iyi ihtimalle 70 yıl yaşayacağım şu dünyada bir bilemedin iki çocuk dünyaya getireceğim. (o da bir anlık dalgınlığımla olur büyük ihtimalle)
Ülke bağımsız uzmanlarımız da gebe kalmak için en uygun yaş aralığının 20 ile 30 arası olduğunu belgelemiş, raporlamış.
Burada isyan başlıyor işte. 41 yıl boyunca her ayın 15 gününün sinir bozukluğu, bitmek bilmeyen çikolata yeme isteği, merdivenden inerken nefesini tutmana sebep olan göğüs ağrıları, sebepsiz göz dolmaları, ve o tarifi olmayan kasık sancıları, bel ağrıları ile geçmesi... Yazın sıcağı, kışın soğuğu demeden kullanmak zorunda olduğun bilumum rahatsız edici hijyenik çözüm araçları... Bunların hepsinin aynı anda başlayıp bitmemesi ve 15 günlük bir sürece yayılması... Ama bu haksızlık değil mi?
Ve bunları yaşayacak en azından 180 ayımın daha oluşu... Niye? Kalan maksimum 40 yıllık yaşamımda bir bebe doğuracağım diye. Boşa masraf yahu, valla.