Hiçbirşey düşünemediğim için işime odaklanamadığımı fark ettiğimde durup da dinledim kafamdan geçenler neydi diye. Aslında düşünemediğim, dönüp duran milyon maddenin içine giremeyen tek şey: iş.
Uçuşanlardan yakalayıp da netlemeye çalıştığım birisini yazmazsam içim patlayacak.
Belki bilmeyebilirsiniz ama Azze için zor bir durumdur işine yoğunlaşamamak. Daha doğrusu yoğunlaşmak istememek. Çok bin kullanıcılı süper kurumsal bir şirkette olmaması gereken tek şey, hiyerarşisindeki yönetici kutucuğuna, yönetme yeteneğine sahip olmayan birini oturtmaktır. Kısa vadede durumu kurtarabilen yeteneksiz yöneticinin uzun vadede 2 senedir gayet düzgün bir şekilde yürüyen projeyi batıracağı öngörüsü kendi kendine gelmedi bana.
Kafamda dolanan sürünün bir maddesi de bu işte. Milyon paraların döndüğü çok kullanıcılı bir şirketin kritik bir direktörlüğündeki –gerçekten mükemmel- yönetebilme yeteneğine sahip tek adamı neden saçma bir sebepten işten atarsın da yerine belki de hala terlediğinde annesinin sırtına havlu koyarak uyuttuğu birini koyarsın ki? Ortak ve ana amaç para kazanmak iken bunu en iyi şekilde yerine getiren, elemanını en verimli(!) şekilde kullanan (mesaimizin sabah 4te bittiği günler oldu, karşıda oturanlar eve gitmezlerdi, nasıl olsa sabah 8de yine bu masalara oturulacaktı), kişilerin yetenek ve geçmiş tecrübelerine göre görev dağılımı yapan, höt demesi gereken yeri esirgemeyen, iş çıkışı tüm elemanlarını meyhaneye götürüp alıp eline tefini göbek atan, herkesi aynı anda motive edip gaza getirip olabilecek en kısa sürede iş bitirten ve sonucunda şirkete para kazandıran bir adamı sırf siyasi görüşü yüzünden mobbing kılıfına sığınarak işten atıyorsun madem de, yerine niye stajyer direktör oturtuyorsun?
Bu konuda çalışma yapmıştır bence plaza sosyologları. Araştırmak lazım.
Kanıma dokunuyor, sinirim bozuluyor. İş yürümüyor çünkü. Devlet dairesi gibi olduk, en basit bir maile gelecek cevap bile en erken 1 günde. Bizi, ekibi, bir sene önce uluslar arası forumlarda dünya alkışladı. Şimdi düştüğümüz durum ne, herkes istifa etti, 30 kişiden kaldı 3 kişi. Yeni gelenlere öğretilen tek şey: Yavaş yavaş yap, ne acelen var?
Sistemin Grand Lord’u paradır diye öğrenip sindirmişken, bir de bu mu çıktı başıma?
İş değiştirme vaktim gelmiş sanırım.
Kanımı daha yavaş akıtmayı öğrenebilirsem eğer…
İş değiştirme vaktim gelmiş sanırım.