27 Ağustos 2010 Cuma

Alice Harikalar Diyarında

Anladım ki,

Benim dünyam hayal kurmaktan, umut etmekten ibaret.

Kurduğum hayaller gerçekleşemeyince yıkılıyordum, canım acıyordu. Ama şimdi başka bir çözüm yolu buldum. Yine devam hayal kurmaya, ama gerçekleştirmek için çaba sarfetmeyeceğim sadece.

Bir ağacın altına uzanıp, ellerimi ensemde birleştirip, ağzıma bir saman çöpü alıp -aynen Huckelberry Finn gibi- kapatacağım gözlerimi. Atacağım ilk adımı hayal edeceğim, ve üzerimde ne olacağını. Işık sağ taraftan gelecek, yer döşemesine yansıyıp gözüme girecek de, elimle siper yapacağım. Bir sürü insan da olacak etrafımda, hızlı hareket eden. Ama benim algıma onların hızı giremeyecek, hepsi duracak, sadece ben hareket edeceğim. Küçük adımlarla, hiç bir ayrıntıyı kaçırmayacağım. Gözlerimi ayırmadan baktığım tek bir nokta olacak, mimikleri ezberlemek için, duyguları okumak için tüm dikkatimi vereceğim. O anı kazıyacağım hafızama.

Ağır bir bavul olacak elimde. İyimle, kötümle dolu. Gittiğim yere onları götürmezsem olmaz ki. Kaçmak için, terketmek için gitmiyorum ben. Uzaklaşıyorum evet, ama unutmak istemiyorum ki? Unutmayayım da, tekrar yaşamayayım. Açayım bavulumu, katlayıp koyduklarımı okuyayım.

Başını hatırlayamadığım, tamamlayamadan da kaybettiğim bir kitap var. Sonunu merak ediyorum. İstemeden yarım bırakmıştım. Yarım bırakmak zorunda bırakılmıştım. Okumaya gideceğim. Karşılaşmayı umduğum bir son yok. Kahramanların yaşadıklarını hayal etmedim, nerede bitireceklerini hayal etmedim. Gidip bakacağım sadece, ne olmuş? En güzel yeri, okudukça daha mı güzel olacak, en çok bunu merak ediyorum. Bitirip geleceğim.

Bu yazıyı da niye yazdığımı bilmiyorum, ama sen affedersin. Çakırlığıma ver, şarap güzel bir içecek....

Seviyore sizi, kalın sağlıcakla...