Fotoğrafa bakıp da yanlış anlaşılmasın, kahve sevmem.
Ama hep bir şans veririm böyle insanların vazgeçemediği alışkanlıklarına, anlamak için.
'Off yemeğin üstüne şimdi bir kahve olsa da içsek, yanında da keyif sigarası'
İşin keyif kısmında değilim, sadece kendi kendime oynadığım bir oyun bu, sorunlardan kaçmak için, odağı şaşırtmak için.
Evet, bugünkü deneyimiz buydu. Denedik, bitti. Sonuç? İşte orası biraz muamma...
Sigara, çakmak ve kahve alındı, yangın merdivenine yönelindi. (evet benim şirketim çalışanlarına bu kadar değer veriyor)
Yangın merdiveni dediğin yer, öyle salon salomanje bir yer değil. Alan dar, oturacak yerin zaten yok. Bir elde sigara çakmak, diğerinde ağzına kadar dolu kahve. - kendi sigaramla koltuk altımı yakabilecek kadar sakarım ben, bunu bilerek okuyun lütfen - Açmam gereken dökme bir kapı var ve çok ağır. Zaten taze gelin gibi titreyerek taşıyorum fincanı, kapıyla temas etmemle beraber, höpürdetilen köpüklü kısmı ziyan oldu.
Kapı macerasını bir şekilde atlattık, sırada kahveye güvenli bir yer bulup sigarayı yakmak vardı. Ellerim dolu, çayda çıra tadında öylece kalıverdim. Beyin meşgul, işlemci ısınmış, sabahtan beri işlemekten. Eeeh ünlemini takiben merdivenlere oturma kararı aldım, her zaman da hanfendi olmak zorunda değilim sonuçta, kahve içicem ve acemisiyim!
Tam oturuyordum ki, ulen, telefon, cepte, titreme! Zamanı mı şimdi! Şimdi kahvenin çoğu tabakta ve oturmaya niyetlendiğim basamakta. Güzel. Üstüm hala temiz, buna sevinebilirim. Yo, sevinmek için çok erken, ısınan işlemciye ikinci komutu verirsen bocalar, gider oturur o döktüğü kahvenin üstüne, unuttum ya telefonla konuşmaya çabalarken :(
Ama hedefim belli, oraya oturulacak, o sigara yakılacak, o kahve içilecek! Bir sürü badire atlatmama, zaman kaybetmeme rağmen, 'acme türk kahvesi'ydi resmen, dilim yandı kavruldu. Sigaradan da birşey anlayamadım.
Sonra dalmış gitmişim zaten.
Deneyin sonucu: Benim neyime. Keyifmiş, kahvesiymiş... Peh...
Not: O fincan kapandı, kahve falı deneyi yapılacak.
Seviyore sizi, kalın sağlıcakla.