1 Ağustos 2010 Pazar

Logger

Nerden alıştığımı bilmiyorum ama, neredeyse bilgisayarla tanıştığım günden beri, hem kendi makinamın hem de ağdaki diğer cihazların aktivitelerini loglar/günlüğünü tutar durumdayım.

İlk başlarda, olası arıza durumunda sebepleri araştırmak için faydasını gördüğüm bu alışkanlığım son yıllarda -ihtiyaç gereği- yerini sadece konuşmaları/mailleri loglamaya bıraktı. İhtiyacın sebebi de bilinçli olarak geliştirdiğim balık hafızalı olma durumunun kontrolden çıkmasıydı. Her ne sebeple olursa olsun, verdiğim sözleri unutmak hoşuma gitmiyor. Ya da 'ben bunu dememiş miydim' demek. Bu yüzden, I'm a logger baby, so why don't you kill me.

Bu sıralar, rutinlerde olan, sepep beyanı yapılmamış deşiklikler çok tekrarlandı da, yine dönüp loglara bakma ihtiyacı hissettim. Amacım, beni üzen değişikliklerin neden kaynaklandığını görmek, hatamı bulup, kesip biçip küçük lokmalara ayırıp sindirmek, gerekiyorsa özür dilemekti. Ve görüldü ki, birbirinden bağımsız en az 4 farklı konuda 2 farklı insana gerekli uyarılar yapılmış, arkasından hatırlatmalar da yapılmış.

Kötü son yaşanmadan görebilme yeteneğim varken, neden üzülüp de kara kara düşünen ben oluyorum ki? Dönüp dönüp logları okuyup da 'lan nerde yanlış yaptım acaba' diyen? Hatta ulaşılan sonucun sebebini arayan da sadece benim lan! Bunun cevabını bulmak için didiklemeye başladığımda gördüm ki, ben zaten durumun önlem alınmazsa böyle sonuçlanacağını söylemişim. Kimsenin umurunda olmamış ama ötesi, hep en tutarlısı 'koy g.tüne' tavrı olmuş.

Göre göre lades dememin sebebi de işin içine hep 'belki yanılıyorumdur' düşüncesi girmesinden kaynaklanıyor. Hep izin vermişim meraklarını doyurmalarına. Bu yüzden anı fotoğraflamaya çalıştığımda ringin ortasında üst üste yediği yumruklardan kafası bulanmış raki geliyor gözümün önüne.

Şimdi buraya yazıyorum ki, logu kalsın. Dönüp baktığımda hatırlayayım:

Kendime not: Bir kere 'doğru' dediğine, asla 'lan belki?' deme. Yıllardır yanılmıyorsun.

Seviyorum sizi, kalın sağlıcakla.