Kedi canını sayacı diye bir şey varsa bu işlerde, benim kaldı 7.
Ciddiyeti azımsanamayacak bir kaza atlattık dün sevdiceğimle, çok şükür aldığımız hasar evde temizlik yaparken başıma gelenlerden azdı. Ucuz atlattık.
Kaza öncesini, anını, sonrasını gözümden geçirince kendime ve insan kimyasına çok şaşırıyorum.
Yapım gereği hep her şeyin en kötüsünü düşünürüm. Olası felaket senaryolarını bir bir sıralarım ki, başıma geldiğinde bocalamayım diye. İki teker üstü seyahate başlayınca da bu konu başlığında çok olayı hayal ettim, düşündüm. Daha önce arabayla bir trafik kazası atlatmıştım, onda yapabildiğim tek şey ağlamak ve bağırmaktı. Bu sefer kendime çok ama çok şaşırdım, sanki 56. kere artçı olduğum motor devriliyor, bir de otobüsün altında sürükleniyordu.
Ademoğlunun kimya yapısı gerçekten çok acaip sayın okuyucu. Ölçülemeyecek kadar küçük bir zaman diliminde anlayamadığın kadar hızlı hareket ediyorsun. Hani sinema/reklam filmlerinde gördüğünü algılayamayacağın hızlılıkta ancak beynine yerleşecek yavaşlıkta verilen gizli mesajlar var ya, onlar gibi. Olay anında yapılması gereken ne ise bedeninde senden bağımsız çalışan bir mekanizma buna karar verip gönderiyor kaslarına emri. Topla bacakları, at kendini motordan, yanda akan trafik var kola bacağa dikkat, hop hareket durdu kendine bak, sevgiline bak, motora bak, şoföre dalmalı mı, yok lan daha değil az daha bekle öyle dal... Kaç kere böyle bir olay yaşadım da bu kadar hazırlıklıydım? Hiç. Çok çok frensiz bisikletimle yokuş aşağı saatte beşyüz kilometre hızla giderken düştüm o kadar.
Ben ve beynim devreden çıkmış, sanki yerine sekiz çekirdekli süper hızlı über akıllı bir robot yerleşmişti. Tabi ki robot değil. Böbreklerinizin hemen üstünden tatlı bir gıdıklanmayla saklandığı yerden kendini kana karıştıran adrenalin bu. Canım adrenalin, çok seviyorum seni. Anında tepkimeye girip göz bebeklerimizi büyüttün kırmızı başlıklı kızdaki kurt gibi daha iyi görelim diye. Likit enerji verdin bize ki kimse farketmeden kolumuzu bacağımızı kurtarabildik. Kaslarımıza da bastın kanı Hulk'a döndük. Yaralanırsak az kan kaybedelim diye yüzeydeki damarlarımızı büzüştürdün, insanlar korkudan sararmış sandı bizi. Ağrı kesici etkin de var ki tadından yenmez.
İyi hoş da, iki dakikadan fazla kalmıyor bu adrenalin kanda. Olay sonrasında asetikolin de salgılıyor aynı böbrek üstü bezleri (hatırladığım kadarı ile söylüyorum bu hormon bezlerinin yerlerini yamuluyor da olabilirim) ki adrenalinin verdiği geçici amerikan dövüşçüsü hissi usul usul yerini sükunete bıraksın diye. Daha önceki tehlikeli durum patlamamda adrenalin gittikten sonra bende sükunetten eser yoktu, bağır çağır tepin, zıpla atla, iç bir soğuk ayran. Kendimi şu an huzurunuzda kutluyorum. Kısa bir histeri krizi yaşayıp gözlerimden akanları durduramadıysam da, yine de çok başarılıydım, sürücüme gereksiz panik yaşatmadım. Birinci ben.
Olayın hissiyatından öte, tecrübelerimi de paylaşmak istiyorum başka artçılara faydalı olmak için.
Her şeyden önce EKİPMANSIZ ÇIKMAYIN!
Çarpma anında darbenin geldiği yönü algılayıp kendinizi korumaya çalışın diyeceğim ama, ben şu an açıklayamıyorum bunu nasıl becerdiğimi. Kendimi bilerek mi attım motorun üstünden, yoksa düştüm mü inanın emin değilim. Bu konuda görüş bildirmeyi ukalalık olarak sayıyorum.
Kendi sağlığınızı ve yaralanma durumunuzu kontrol ettikten sonra sürücünüze koşun. Emin olun birbirinizden, iyi olduğunuzdan. Yaralanmadan şüpheleniyorsanız hemen kasklarınızı çıkarmaya yeltenmeyin. İki dakika bekleyin, adrenalin yuvasına çekilsin, acıyan yer o zaman belli olur.
Geçtim bunların hepsini. Artçı olarak yapmanız gereken tek bir şey var, o da sakin kalmak. Korktunuz, şoktasınız. Ama inanın sürücünün şoku sizden çok çok daha fazla, çünkü onun üzerinde sizin canınızın da sorumluluğu var. Panik yaparak onun daha kötü hissetmesine sebep olmayın yeter. Duygu patlamanızı biraz erteleyebilirsiniz, olay anında yapacağınız kişisel telkinler gerçekten bunu sağlıyor. Kaza anında en son ihtiyacınız olan şey panik yapmak. Ve artçı olarak size ihtiyaç var, zaten şokta olan sürücüyü bir an önce kendinize gelip sakinleştirmeniz gerekiyor, kendinizi öyle hemen yandım bayıldım diye koyvermek yok. Her şeyi de gidonun başında oturandan beklemeyin canım aaa! Varsa çantanıza falan da dikkat edin, durduk yere üstünüze otobüs çıkabilecek bir şehirde yaşıyorsanız o otobüsün altında da kalsanız sizin çantanıza göz dikmiş fırsatçılar da olabilir aynı yerde.
Hayat çok garip, beklemediğiniz anda quizler yapıyor size. Evet, bu seferkini yazılı da versem olurdu ama, artık bir sonrakine daha hazırım. İki teker üstü, yolsuz, tam gaz!
Yapmadığımız ne kaldı Sevgilim Hergelem?
Seviyore sizi, kalın sağlıcakla!