30 Haziran 2010 Çarşamba

Mim ola beri gele

Aktif bloggerımız, kulakları çınlayasıca KocaKabaKulak kişisi beni ebelemiş,
De hayde bakalım, döktürüyorum:

1. Hangi işleri yarım bırakırsın ya da bıraktığın neler var? 
Çamaşırı, bulaşığı, temizliği, düzeni, tertipi, hepsi ışık hızında gelir de elimden, ah ulan o ütü yok mu... Senede 1 kere ütü yapıyorum sanırım, dolabım tıka basa ütüsüz gömlek dolu, çok darda kaldığımda içinden çekip bitanesini ütülüyorum, kalanı yatışşş.

2. Yakın zamanda kaybettiğin biri var mı?
Yakın zamanda anlamını kaybeden biri var, bir satırdan daha fazlasını hak etmiyor.

5-6 sene önce de, canım dostum Cemco'cuğumu kaybettim, trafik kazasında. Çok özledim onu. Anılarımı taze tutmaya çalışıyorum sadece, özledikçe kapatır gözümü, en eğlendiğimiz günlerin dialoglarını tekrarlar, mimiklerini canlandırmaya çalışırım.
Gözlerini kısar, sevimli sevimli gülerdi Cemcocuğum, en ne yapacağımı bilemediğim anımda 'Ben burdayım, hallederiiiiz' derken. 
'Dayı olacaksın, korkuyorum' dediğimde kocaman sarılmıştı, 'sen istersen, olurum. istemezsen, beraber gideriz.' demişti de, vakitsiz terketti beni be, operasyona onsuz gittim.


Nedir bu mimleme yahu? Dikenli teller sardın yüreğime, öf!

3. En ağır bulduğun, sana dokunan bir yemek var mı?

Şimdi, yemek işi biraz garip benim. Bütün yemekler dokunuyor. O kadar zevk almıyorum ki yemek yemekten. Ay cevaplamak bile istemedim.

4. Cinsellik ve aşk anlamında unutamadığın biri var mı?
Yakın zamanda anlamını kaybeden şahsın, kolay kolay unutamam aşkını da cinselliğini de... Yazık...

5. Çocukken sevdiğin çizgi filmler?  
Heh burdan gel, walt disney'in nesi varsa bayılırdım. Çocukluğumun kahramanı Pluto'dur. Düz dişli köpek mi olur ya :) salak hayvan. Hele yılbaşında yayınlanan yavru kedili xmas temalı bir bölümü vardı, te allaam :)


6. Blogger'a ne zaman kayıt oldun? Kim vesile oldu? Nereden duydun?
Çok hastalıklı bir ilişkiye düşmüştüm, çok aşıktım. Çevremdeki herkes ayrılmam konusunda telkin ederken beni, ayrılık acımı kimseyle paylaşamadığımı farkettiğimde yazmaya başladım. Sadece yazmak işe yaramadı, başkalarının okumasına ihtiyacım olduğunu farkettiğim için açtım blogger hesabını 2 ay önce, öyle bişiler işte.

7. Çok paran oldu neler yaparsın?  
Mükemmel simetri ve uyumla dekore edilmiş, bol camlı, bol ışık alan, sıfır hatalı/kusurlu, yormayan bir ev düzenlerim kendime. Yeri, mekanı hiç önemli değil. Ha bir de, ütücü tutarım, ay bunu çok param olmasa da yapsam ya...




Aynı hızla gelişine vuruyorum bakalım kimden sekecek:


Doğukan
Sessiz Vuzaylı 
Eller Yukarı!