27 Ocak 2011 Perşembe

Bir doz annelik hormonu lütfen

Yahu,

Ne şaşırtıcı bir bağ var anne ile çocuğu arasında. Kimi zaman ikisi de birbirine düşkün, kimi zaman tek taraflı.

Kimya, koku, beyin dalgaları. Neyle sağlandığı konusunda en ufak bir fikrim yok ama, kadın kişisi anne olunca çok şaşılası oluyor. 
Kendi anamdan biliyorum, sessizce kendime bile itiraf edemediğim problemlerim bir şekilde malum olur kendisine, açar telefonu da korkutur beni. 'Rüyamda gördüm, şunu yapıyordun', 'İçimde bir sıkıntı var, iyisin değil mi?' 
Hadi çözsün bakalım bunu Carl Sagan, öyle oturduğu yerden oyuncak gezegenlerle 'We are all connected' demek kolay. Connected de, neyle ama?
600 kilometre ötede dizisini izleyen annem nasıl biliyor üzgün olduğumu, işin içinden çıkamadığımı? 
Bunu istatistik bilimiyle açıklamayı uygun gördüm: destekli atıyor, tutturuyor. 
Ya da, akım kapasitörleri fazla güçlü olduğu için algılayabiliyorlar kilometrelerce öteden, dertli olduğunu.


Bir de, genellikle alışveriş merkezlerinde ve toplu seyahat araçlarında gözlemlediğim, görünmez savaş boyalarıyla bezenmiş, 'ölümüne anneyiz hell yeah!' diye slogan atarak yürüyecek gibi duran anneler var. 
Biraz daha tarifleyim de bu profili, dörde bölünmenizi engellemek için faydam olsun: Bebeği 3 aylıktan büyük olmayan, doğum kilolarını henüz atamamış, evde oturmaktan daraldığı için atmış kendini dışarı. 85lt kamp çantasını dolduracak kadar mama, biberon, yedek bez, yedek kıyafet, ıslak mendil taşımak zorunda olduğu için yorgunluktan gergin. Bir de yanında orta yaşlarda ikinci bir kadın varsa daha dikkatli olmalı. Kuvvetle muhtemel kayınvalidedir, yeni annenin anneliğinden emin olamaz içten içe de, yardımcı olayım ayağına rahat vermez taze ebeveynlere.

Şimdi nesi tehlikeli diyeceksiniz 3 kuşağın aynı anda gezmesi. Ne sevimli değil mi? Değil işte. 

Düşün. İlk defa anne oluyorsun, hormon alerjisi var bir kere. 
Bu alerjiden ötürü bebeği sevmek isteyen her insan vebalı, uzaktan bakan herkesin nazarı değecek, altından geçtiğin tabelalar sizi bekliyor tepenize çakılmak için, trafik hiç olmadığı kadar hızlı ve karmaşık.
Üstelik, aylardır evdesin, uykun düzenli değil. Çoğu zaman yavrunun niye ağladığını bile anlayamıyorsun ki bunun vicdan azabı zaten yeter de artar. 
Üstüne bir de her konuda bir fikri olan kayınvalide var. Eh, koca da işten gelince yorgunum diyerek serilen modeldense... Sinirler gergin, alıcılar açık.

Tüm bunlar birleşince, sizi tek hamlede yere yıkabilecek bir amerikan dövüşçüsü anne çıkıyor ortaya. 
Açık havada, kafede otururken tüttürdüğün sigaranın dumanı süzülerek 50 metre ötedeki taze anneye ulaşabilir. Kendini tutamayıp aniden hapşırabilirsin, istediğin kadar mendil kullanmış ya da arkanı dönmüş ol, yapabilecek hiçbir şeyin yok, kasten bebeğe hedef aldığını herkes gördü! 
'Ah canım, ne kadar güzelsin' diye için aka aka seviyor olabilirsin, hiç problem değil. 'Maşallah' demedin, kesin niyetin kötü, kıskandın bebeğimi, fuuuuuuu.

Yaptığın zararsız şey her ne olursa olsun, taze anne ve taze kayınvalide tarafından fark edildiyse ve yeni bebeğe yöneltilmiş bir tehdit olarak görülüyorsa; sana pek bir tavsiye veremeyeceğim. 
Nefesini tutup konuşmamayı deneyebilirsin. Cevap vermen daha da yırtıcı hale getirecektir onları.

Ay ne bileyim, annelik garip bir şey. Stajyer direktör, müdür gözlemi yaptım. Sanırım bir de ilk/yeni anne gözlemi yapmak istiyorum şöyle doya doya. Var mı karşısına oturup izlememe izin verebilecek biri? Ama rica edeceğim, kayınvalide olmasın olur mu?
Seviyore sizi, kalın sağlıcakla.