Vallahi yoruldum ya, yeter.
Karıncayı bile incitmem, boyumca da sevabım vardır, kendi halimde büyüdüm, kimseye bulaşmadım. Elimin ulaşabildiği herkese, gücümün yettiği her konu için hep yardım ettim. Kiminin derdine derman oldum, kimini derman bulabileceği adrese yönlendirdim. Ama hep çaba sarfettim, iyiliğinizi istedim.
Ektiğin şeyi biçmek kadar basit bir hesap varken ortada, bu kimin karması yahu dönüp dönüp beni vuruyor? Bir işim de rast gitmeyecek mi? Rast gitmesin, pürüzler olsun o da kabulum, ama herşeyi film senaryosu gibi uçlarda yaşamak niye? Daha aptal olmak istiyorum, hiçbir şeye aklım ermesin, muhakeme yeteneğim kalmasın istiyorum. Balık hafızalı olayım, beş saniyede her şeyi unutayım istiyorum. Umursamaz olmak istiyorum, üç beş zaman sonra olacakları görsem bile müdahele etmeden durabilmek istiyorum. 'Koy g.tüne'ci olmak, 'hayırlısı'nın arkasına saklanmak, 'kısmet' deyip işin içinden sıyrılmak istiyorum.
Gidip okutsam kendimi? Hacılardan, hocalardan medet umsam? Bu kadar yakınım işte aklımı kaybetmeye. Depresyonun ya da deliliğin o kadar yakınındayım ki, çay bardağının masaya bıraktığı iz için bile saatlerce ağlayabiliyorum. Olmamalıydı o iz, olmaması için herşeyi yaptım. Şanssızlık işte...
Maddelerle ilgili şanssızlıklarımı / yitiklerimi bir şekilde halledebiliyorum, pahalıya patlasa da. Ama insanlarla olanları ne yapacağız? Tek istediğim huzur, yıllarca bunu kovaladım, hızlı kaçıyor namussuz. Ama ter bastı, usandım. Asosyal olsam, yorganımın içine gömülsem, bir karıştan ötesine çıkarmasam burnumun ucunu. Uyanmasam, dursam sadece. Çok istiyorum.
Herkes 'nasıl olsa azze, bişey olmaz yea' der geçer oldu. Oluyor dostum, deliriyorum, o oluyor.
Of ergen kaprisi yapıyormuş gibi hissediyorum kendimi böyle yazınca.