14 Ekim 2011 Cuma

Ve Sahnede!

Aman da aman ne karanlık bir günmüş,

Aman da kış mı gelmiş de bulutlar mı toplanmış,

Aman da yataktan çıkmaya mecalin mi yokmuş,

Aman da aman :/

Aman da aman, ama isyanım yine kendime. Bu isyankar ve depresif ve üşüyen halimi hafifletmek için yazın sıcağında yaptığımız keyifli gezileri hayal ettim bir süre.

Ne güzel günlerdi, iki ayağımızı bir pabuca sokup dakikalar içinde yola koyulurduk. Atardı beni hergelenin terkisine, vırrrnnn. Güneş pişirirdi, rüzgar serinletirdi. Çiçekleri, ormanı, tozu, toprağı koklayarak giderdik.

Yine böyle bir 9 çarşambanın bir araya geldiği haftasonu gezisinde yolumuz Çanakkale'den geçti. Çanakkale geçilmez. Geçilmez evet. Kabakulak kişisine uğramadan geçilmez!

Sağolsun Kabakulakçığım Çanakkale Boğazına nazır evinin havuzlu bahçesinde bizi mavinin ve yeşilin türlü oynaşmalarıyla tanıştırdı, içtiğimiz çay da cabası efendim. Sürekli gülümseyerek size kapı açan ya da çayınızı karıştırmanıza yardım eden beyaz eldivenli uşakları da var inanır mısınız. Ve belirtmek isterim ki, evet kulakları kocaman!

Burdan bir de sahnelere son yazısıyla müthiş bir dönüş yapan dostumu mimlemek istiyorum, şöyle efendim:

- Birine sürpriz yaparken en korktuğun şey ne olurdu? ^^